Bugün, 19 Temmuz 2024 Cuma

Numune Hastanesi ve Buhara

Yaşı belli bir rakamın üzerinde olanlar bilir. 

Bu şehrin dillere destan bir Numune Hastanesi vardı…

1983 yılında tadilat yapılması için tarafımıza teslim edildiğinde; girmediğim odası, uğramadığım servisi ve hatta el değmemiş duvarı dahi kalmamıştı. Yüklenici firmanın elemanı olarak nasıl da yüreğim burkularak değiştirilmesine karar verilen camı-pencereyi alaşağı etmiştim, unutamam… 

Nice doktorlar gelip geçmişti ilaç ve yemek kokusunun birbirine karıştığı koridorlarından. Nice sağlıkçılar, hemşireler ve personelleri vardı …

Hemen bütün servislerinde hastamız olmuştur, tedavi gördüğümüz ve hatta kaybettiğimiz. En son kardeşimin cenazesini kaldırmıştık morguna ve o koku halen daha burnumun kemiklerini sızlatır durur. 

Kokuyu merak edenler için tarif etmeye çalışayım ama becerebilirmiyim bilemedim şimdi. 

Yemek kokusunun, ilaç kokusuyla harmanlanmış ve aşırı yoğunluğun vermiş olduğu insan yükünün ortaya çıkarmış olduğu ter ve sigara kokusunun, parfüm ve değişik kolonya türlerinin serpiştirilmesinin oluşturduğu bir koku türü vardı. 

O kokudan rahatsız olmayan doktorlarımız ve personellerimiz vardı. 

Bu koku Numune Hastanesine has bir kokuydu ve başka yerlerde öyle kolay kolay bulamazdınız. Doktorlarımız sağ olsunlar o dönemlerde Erzurum’a tayinleri çıktığı vakit, eğer buradaki gediklilerinden bulabilir idiyseler ilk iş olarak Mumcu Caddesinde kendilerine bir muayenehane açmak için yer arayışına düşerlerdi. Ve devamlı surette de orada olduklarından koku onları pek etkilemezdi.

Hey gidi günler hey…  

Erzurum Numune Hastanesi; Türkiye'mizin sayılı ve saygın hastanelerinden bir kurum olarak, unutulan zaman dilimi kadar hizmet vermiştir bu şehire.

Nice insanlar geldi geçti o koridorlardan; ünlü veya ünsüz, zengin veya fakir ve hepsi de hasta…

Hatırlayanlar oturup bir köşede rahmet okusunlar iyilerine de, kötülerine de;

Hem de şu bayram içerisinde…  

Öyle doktor sekreterlerimiz, hasta bakıcılarımız vardı ki; hastane başhekimi yanlarında maraba kalırdı.

Forsundan yanına yaklaşılamazdı ki bu hasta bakıcıların, sanki de yanlarında Osmanlının dokuz tuğlu devlet alametini taşırlarcasına heybet yüklüydüler.

Kimselerle muhatap olmaz, lütfen konuşur ve ağızlarından düşmeyen “yassah hemşerim” sloganıyla hastalıklarımıza şifa olurlardı. SSK Hastanemiz vardı az biraz Havuz başının yukarısında, hemen hemen aynı şartların bağrında nefes alır dururdu o da; hayata inat, hasta olanların feryatlarına inat.

Gel zaman git zaman bu diyarlarda çok şeyler değişti, bilir misiniz?

Beton yeniden keşfedildi, daha kaliteli ve daha sağlam betonlar icat edildi, daha kaliteli ve değişik renklerden oluşan boyalar icat edildi, bu arada birilerimize garip gelebilir hatta yabancılık çekebilirsiniz ama demir-çelikte tıpkı beton gibi yeniden icat edildi ve hastanelerimizin böğrüne böğrüne çelikler yerleştirildi. Daha sağlamları yapıldı ve içerisine de teknolojinin ve çağımızın en kaliteli araç-gereçleri konularak hastalarımızın morga inişleri, pardon daha çabuk iyileşmelerini sağlamanın yolları aranmaya başladı.

Beğenmediğimiz hastaneleri de acımadan yıkıp geçtik üzerinden, el âlem bulamazken, biz lüksümüzden ve fazlalılığımızdan arsaya çevirdik…

Yani uzun lafın kısası bu dereden çok ama çooookkkkk sular aktı…    

Hemi de; 

Hastalarıyla burnunun ucuyla konuşan, şimdiki adları “tıbbi sekreter” olarak değiştirilen dokuz tuğlu heybetli paşalarımızın “Yassah hemşerim” nidaları arasında…  

Bir onlar değişmeden.

Sonrasında bu dereden akan sular değişik anlayışların yanı sıra, değişik fikirler getirdi kıyımıza. Rabbim Devletimize ve Milletimize zeval vermesin, bu kokulu hastanelerimiz kapatılarak, yerlerine şehir hastanelerimiz yapıldı, düğün dernek havası eşliğinde hem de dünyaya inat… 

Doktorlarımız, hemşirelerimiz, hasta bakıcılarımız ve yardımcı personelleri ve dokuz tuğlu heybetli tıbbi sekreterlerimizin hükümdarlığı arasında bu şehir hastanelerimizde randevusuydu, geldiğiydi-gelmediğiydi, düşe kalka geçinip gidiyoruz işte.

Aslına bakarsanız alıştık artık; bir yıla uzayan ameliyat randevularına, olmayan malzemelerin olmayan beklentilerine, yapılamayan ameliyatların danışıklı dövüş misali, önceleri sözüm ona üniversitemize,  tıp fakültemizin araştırma hastanesine ve oradan da şehrimizin tekelinde olan yeni Numune hastanemize sevk edilerek hastalarımızın dertlerine derman, hastalıklarına da şifa olma düşüncesine…

Nerdeeen, nereyeeee!

Kokulu Numune hastanemizden, şehrimin TEK elinde bulunan ve ÖZELi olan BUHARAsına ve görünen o ki değişen pek bir şey olmamış.

Hastalarımız her geçen gün artarak hem de yeni hastalık adlarıyla yine hasta, morglarımız ağzına kadar dolu ve tıbbi sekreterlerimiz ise dokuz tuğlu hükümdarlıklarından bir şeyler kaybetmeden, “yassah hemşerim” edasıyla hastalarla tenezzül edip de yardımcı olmadan, burun ucuyla konuşarak sözüm ona kamu vicdanı için görev yapmaktadırlar.

Bu işin gerçek mağdurları bir zaman öncesine kadar sadece hastalar iken, şimdilerde görevini layıkıyla yapmaya çalışan az sayıdaki doktorlarımızı da içermektedir. 

Dün Numune Hastanesi vardı, TEK idi mecburduk; bugün aynı numunenin şart ve özelliklerinde isim değişikliği yapmış haliyle BUHARA var ve şehirde yine TEK ve biz yine mecburuz… 

Koku aynı, zihniyet aynı, paramız ile rezil olmamız yine aynı.

 


Numune Hastanesi ve Buhara

.

Vedat Kan

18.06.2024 10:19:00

Oltu’ya hiç böyle yağmur yağmamıştı

Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi sel haftası boyunca çizmelerini hiç çıkarmadı

15 Temmuz, milletimizin bağımsızlık ve demokrasi uğruna verdiği mücadelenin simgesidir

Âsım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek

Bu gecenin idrakine erememek kaybımız olur

Belli ki 15 Temmuzun sorularını çalamamışsınız!

Biz bu toprakları katalogdan seçmedik!

Varoluş destanıdır bu yazılan

Ey gafil! Önce bu milletin şanlı tarihine bir bakıver…

Milletimle gurur duyuyorum

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 38 33 2 3 66 102
2.Fenerbahçe 38 31 1 6 68 99
3.Trabzonspor 38 21 13 4 19 67
4.İstanbul Başakşehir 38 18 13 7 14 61
5.Kasımpaşa 38 16 14 8 -3 56
6.Beşiktaş 38 16 14 8 5 56
7.Sivasspor 38 14 12 12 -7 54
8.Alanyaspor 38 12 10 16 3 52
9.Rizespor 38 14 16 8 -10 50
10.Antalyaspor 38 12 13 13 -5 49
11.Gazişehir Gaziantep 38 12 18 8 -7 44
12.Adana Demirspor 38 10 14 14 -7 44
13.Samsunspor 38 11 17 10 -10 43
14.Kayserispor 38 11 15 12 -13 42
15.Hatayspor 38 9 15 14 -7 41
16.Konyaspor 38 9 15 14 -13 41
17.Ankaragücü 38 8 14 16 -6 40
18.Fatih Karagümrük 38 10 18 10 -3 40
19.Pendikspor 38 9 19 10 -31 37
20.İstanbulspor 38 4 27 7 -53 16

YAZARLAR