Vüsale ALİ

Tarih: 10.03.2024 15:06

9 MİLYONLHUK İSRAİL’E 2 MİLYARLIK MÜSLÜMAN TOPLUMUN NEDEN GÜCÜ YETMİYOR?

Facebook Twitter Linked-in

Konunun bizimle doğrudan bağlantısını dikkatlere sunmak için çok mühim bir sorunumuzla başlamak istiyorum

En başından beri yanlış olan Eğitim Sistemimizin esasını oluşturan Fullbright Anlaşmasını mümkün en kısa zamanda fesih edip kendi Milli mental yapımıza uyan ve öz değerlerimizle örtüşecek Milli ve yerli Eğitim Sistemi oluşturulup  uygulamaya konmalıdır.  Çünkü, ta Osmanlı döneminden eğitimdeki boşluğu fark eden Yahudi derin aklı bu duruma el koyarak kurduğu özel bir kurumla Osmanlı’yı çöküşe sürükleyerek buna nail olmuştur. 

Nasıl olduğunu Araştırmacı- yazar Murat Akan’ın ortaya çıkardığı ender belgeler ışığında dikkatlere sunacağım.

Osmanlı İmparatorluğu yönetimde adil, merhametli davranmayı ilke edinse de üzerinde belli ki, fazla düşünmediği asıl konu olan Eğitim mevzusuna çok yer vermemiştir. Zira, Osmanlı döneminde zorunlu eğitim, kadınların da tıp, fizik, matematik,  mühendislik gibi imparatorluğun gücüne güç katacak hayati mühim ilimlere teşvik edilmeyi bırak,  genel anlamda bu alanlarda esaslı eğitim kurumlarını halka açmadığını düşünüyorum.  Osmanlı döneminin şahsi kanaatimce çöküşe geçmesinin asıl nedeninin eğitim eksikliğinden kaynaklandığını iddia ederek,  mesela Hariciye Nazırlarının yabancı milletlerden seçildiğini hatırlatmakla fikrimi esaslandırıp bu durumun Yahudi derin aklı tarafından fark edildiğini ve kendi çıkarları için bu açığımızı kullanarak Osmanlıyı bitirdikleri ve sonrasında kurulan Cumhuriyet Türkiye’sinin de peşini bırakmayarak yine bu alanda kendi özel eğitim kurumlarında Türk zihin güçlerimizi kendi çıkarları için yetiştirdikleri gerçeğini gösterir faktörleri açıklayacağım.

Sultan Abdülhamit’in tahttan indirilmesine neden olan o kurum, aslında bir örgüt ve  hakkında maalesef bahseden, araştıran yok denecek kadar ender, çünkü, korktukları için duyuramamışlar. 

1860 yılında Merkezi Paris’te kurulan  Alyans İsrail Üniversitesi adlı eğitim kurumu kurulmuştur.  Bu üniversitede  sadece Museviler eğitim ala bilirmiş,  bu eğitim kurumunun tam adı: “Alyans  Evrensel Yahudi Birliği”  Eğitim Kurumunun asıl amacı dünyadaki tüm Musevi kökenli insanları bir araya getirerek çocuklarına eğitim vermekle ortak şuur oluşturmaktı.  Bu kurumun birinci kuralı sadece Musevi Yahudilerin bu kurumda eğitim alma  hakkı vardı. Yahudi derin aklı Osmanlı imparatorluğunun kötüye gittiğini görerek tek Musevi kuralını esnetmiş ve Türklerin de bu kurumda eğitim almasına izin  vermiş.  Zira, bu kurumda eğitecekleri beyinlerin düşünce şeklini değiştirecek ve  bu Alyans okulundan mezun olan Türkler eli ile yönetim sistemini ele geçirip ülkeyi yönetecekler. Osmanlı devletine bu kurum 1870-li yıllardan ayak açan, Türkiye’de şubesi açılan Alyans okullarında görev yapacak öğretmenler bilinçli olarak kadınlardan seçilmiştir.  Cazip giyim tarzı ile dikkatleri çekmeye bu okullarda eğitim almak için bir nevi teşvik aracı olarak çekici kıyafet, okul giyimi oluşturmuşlar.  Bu okullar Çanakkale, Bursa, İstanbul, İzmir derken Türkiye boyu yayılır. 

Bu eğitim kurumundan mezun olup İsrail devletinin kurulmasında en önayak olan isimlerden birisi de 

Yosef Niego olarak bilinen Joseph Niego’dur.  O,  1863 yılında Edirne’de doğmuş, İsrail devletinin kurulmasına öncülük eden derin akıl isimlerinden biri, Yahudi devletinin kurulması için önce tarım alanlarına emek vermiş, güya ekonomiye destek oluyor kılıfı giydirerek İsrail devletinin kurulması için tarım sektöründen  başlamıştır.

Bu okullarda yetişen öğrencilerin burada aldıkları modern eğitimin yanında beyin yıkama sürecinden geçtikten sonra düşünce tarzı kısa zamanda değişerek Osmanlı aleyhine kavrama dönüşüyor. İttihat ve Terakki Cemiyetinin beyin takımından birisi olan ünlü Türk filozof Rıza Tevfik’i örnek vere biliriz.  Rıza Tevfik bu Alyans okulundan mezun olmuştur.  Ayrıca, bu okulun öğrencilerini silahlı örgütlere eleman olarak ta gönderiliyormuş. Sultan Abdülhamit bu tehlikeyi fark ettiğinde geç olsa da derhal modern ilim okulları açtırıyor. Mustafa Kemal Atatürk de Sultanın açtırdığı okuldan mezun olanlardandır. Lakin, Yahudi Alyans okulları Türk öğrencilerin beyinlerini yıkamış ve onları Osmanlıya karşı örgütlemişti bile. 

Güçlü bir İsrail devleti kurmak için elbette önce beyinleri yıkamaktı  ve 1. dünya savaşı sonrasında, Yahudi’lerin Paris’te kurmuş olduğu bu etnik cemiyetin gerçek amacı-  Osmanlı devleti içinde yaşayan Yahudi’leri sosyal ve ekonomik yönden güçlü kılarak devamında   Filistin'den Elazığ'a kadar uzanan büyük  İsrail  devletini kurmaktı. 

Bu okulun mezunları Filistin’de tarım okulları kurarak topraklara sahiplenmeye buradan başlıyorlar. Bu okulun müdürü Joseph Niego idi.  Alyans okulları Balkanlarda da etkili olarak bu örgütün geniş çapta yayılmasına nail olmuşlar.  Sonuç itibarı ile Yahudi derin aklı eğitimin gücünü ve önemini idrak etmiş, bu faktörü esas tutarak büyük İsrail devletinin kurulması için önce zihinlerin yıkanmasının gerektiğini anlamışlar. Alyans okullarına düzenli yardım yapan zenginler ise, Baron James de Rothchild,  atom bombasının mucidi Oppenheimer, Komando Musevi ailesi gibi dünyaca para baronları düzenli bir şekilde bu okullara maddi destek sağlamışlar. Beni üzen durum ise bizim hayırsever iş adamlarının okul yaptırmak yerine  gidip büyük camiler yaptırmayı sevap zannetmeleri ve günümüzde camide namaz kılmaya artık çalışarak fazla mesai sarf edip, ailesinin geçimine, ihtiyaçlarına yetişmeye çabalayan hiç kimsenin o camiye gidip namaz kılmaya vakit bulamaması ile şu an en hayati meselemizin esaslı, milli ve yerli eğitim olması, Türkiye’de eğitimin hava –su gibi mühim görülerek tüm çabalarımızı bu yönde birleştirmek olduğu gerçeğini bir türlü kabul ettirememektir. 

Gazze’de yaşanan insanlık utancı Yahudi derin aklının dünyaya yayılmış üstün güç eserinin sonucudur.

Eğitimi zayıf olan topluluklar ezilmeye mahkumdur. Bu yaşadığımız dünyanın şu an en ümde gerçeğidir!

İslam ülkelerinin seslerinin çıkmamasının nedeni Yahudilere paralarını emanet edecek kadar kendi eğitimlerine kör olmaları ve kadınlarına hor bakmaları, eğitimi küçümsemeleridir. 

Hatta İslam ülkelerini yönetenler eminim İsrail eğitim kurumlarından mezunlar ki, bir Müslüman kendi soyundan, dininden olan mazlum ve çaresiz halka bu kadar soğuk davranamaz yoksa. 

Bizim için de geç olmadan hakiki manada Milli ve Yerli Eğitim Sistemi ile sil baştan yeni eğitim düzeni kurmakla eşzamanlı enstitüler açarak isteyen her kesin ek, güncel eğitim almasını sağlamak ve günümüz şartlarına cevap veren- manipülasyon,  mantık,  davranış ve görgü kuralları, üstün  zeka müfredatları ile donanımlı Öğretim Sistemi kurmak bir önceliktir!

 

Vüsale ALİ

Kayseri

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —