Bugün, 15 Temmuz 2024 Pazartesi

28 ŞUBAT VE ERBAKAN HOCA

Türkiye'deki demokrasinin (idarenin) dördüncü kez asker tarafından sekteye uğradığı ve tarihe 'post-modern darbe' diye geçen 28 Şubat sürecinin yıldönümündeyiz. Bizde son darbe,  AK Parti'nin kendi iktidarında kapatılma sürecini istisna tutarsak, Türkiye 1997'de Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller hükümetinin silahlı kuvvetler tarafından  istifaya zorlanmasıyla yaşandı.

Yaşım itibariyle darbelerin tarihçesini bilsem de kendilerine yetişmedim. Sadece 28 Şubat zulmüne şahitlik ettim. Lakin Türkiye'nin Cumhuriyet tarihi boyunca, sürekli vesayetçi, oligarşik ve askeri yönetimlerle sık sık ara rejimlere geçirildiğini biliyorum. Bizde, neredeyse Cumhurbaşkanı Turgut Özal'a kadar sivil Cumhurbaşkanı yoktur. Özal'a kadar bütün Cumhurbaşkanları asker emeklisinden veya idareyi  ele geçirip demokrasiyi askıya alan mevcut generallerden seçilmiştir. AK Parti iktidarının üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen hala Kenan Evren gibi darbeci bir generalin yaptığı anayasa ile yönetiliyoruz. Kenan Evren 1980'de ihtilal yapmış, arkasından da kendisini Cumhurbaşkanı seçtirmiştir. Kenan Evren Cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde dahi tarafsız davranmamış, bütün siyasi liderleri yasaklı hale getirerek cezaevine göndermiştir. Milletin değerlerine ve inançlarına saldırmaktan da geri durmamıştır. Neyse ki Kenan Evren sonrasında Turgut Özal, halkın içinden gelen sivil bir siyasetçi olarak Türkiye için yeni bir sayfa açtı. Zaten Türkiye, vesayetçi sistemlerden bir nebze de olsa Adnan Menderes ve Necmeddin Erbakan sayesinde kurtulmuştur. Milli Görüş geleneğinden gelen Recep Tayyip Erdoğan sayesinde de tamamen vesayetçi sistemden kurtulmuştur.

28 Şubat ve Erbakan konusu benim için çok önemlidir. Erbakan'ın kısa süreli  Başbakanlık dönemi dahi Türkiye'ye nefes aldırmıştır. Darbe yanlısı askerler, Milli Görüş lideri Necmettin Erbakan'ı dindar ve mütedeyyin kimliğinden dolayı sevmezler, bir de "şeriata hizmet ediyor" diyerek hazmedemezlerdi. Erbakan Hoca ise aldığı devlet terbiyesi gereği, Milli güvenlik kurulu toplantılarında kendisine ter döktürenlere dahi saygısını korurdu. Ramazan ayında olunmasına rağmen toplantıda rakı talep eden komutanların saygısızlığını dahi sineye çekmiştir. Benim nazarımda merhum Necmettin Erbakan, sadece bir siyasetçi ve devlet adamı değil, aynı zamanda bir bilim insanıdır. Erbakan Hoca,  bir siyasetçi olduğu kadar; demokrasi, insan hakları, temel hak ve özgürlükler noktasında da çok ileri seviyede çaplı ve donanımlı bir devlet adamıydı. Denk bütçe, memura verilen yüzde 50 zam dahi askerleri memnun etmemiş, çareyi Erbakan'ı iktidardan uzaklaştırmakta bulmuşlardı. Erbakan hoca'nın beni etkileyen en önemli özelliği, İsrail'in siyonist kimliğini deşifre etmesi ve ömrü boyunca Yahudilerin dünya müslümanlarına ve özellikle Filistin'e yönelik uyguladığı politikalarla mücadele etmesidir.

Milli Görüş Hareketinin gelişmesinde kentleşme sürecinin etkisi büyüktür. Erbakan Hoca bir bilim insanı olduğu için, manevi alanda "önce ahlak ve maneviyat" derdi. Sonrasında da sanayi ve teknolojiye önem veren Erbakan, Türkiye'de çok sayıda fabrika açarak istihdama da katkı sağlayan bir siyasetçidir. Erbakan'ın dış politika üzerine söylediği haklı sözler de zaten sonradan görülmüştür. Mesela onun beni etkileyen sözlerinden birisi de Suriye üzerine söyledikleridir. 

Milli Görüş lideri ve 54. Hükümet Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Suriye'ye ilişkin sarf ettiği sözler, unutulur gibi değil. 

Malum Türkiye Suriye'de harekat yaparken,

İdlib'te Mehmetçiklerimize yönelik alçak saldırıda çok sayıda vatan evladı şehadete erişmişti. İşte bizler o demde Erbakan hoca'nın söylemiş olduğu sözlerin ne kadar önemli olduğunu idrak etmiştik.

"Siz meseleyi Suriye mi sanıyorsunuz? Suriye'yi istemelerinin tek bir nedeni vardır. O da Türkiye'yi işgal etmek için zemin hazırlamaktır. Eğer bir gün mesele Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye'dir. Bu söylediklerimi bir gün anlayacaksınız."

Erbakan'ın değerini,  o ebedi aleme göçünce anladık. Söyledikleri bir bir çıkıyordu. 

Evet 28 Şubat Milli Güvenlik Kurulu toplantısında alınan kararlarla, Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi’nin kurduğu koalisyon hükümeti dağılmıştı. Ardından Refah Partisi kapatılmış, Necmettin Erbakan'a siyaset yasağı konulmuştu.

Ne yapsalar nafile. Erbakan'a siyasi yasak koyanlar, onun bahçesinden yetişmiş gelen Recep Tayyip Erdoğan'ın Ak Partisini hesap edemediler. Vesayet, Erbakan ve partisini bitirmiş olsa da, sonrasında gelecek olan Erdoğan da, o vesayeti ve darbecileri bitirecekti. Bitirdi de. Artık Türkiye'de her 10 yılda bir demokrasiye balans ayarı veren vesayetçi sistem yok.


28 ŞUBAT VE ERBAKAN HOCA

.

"Düşüncenin mecrası"

27.02.2024 17:46:00

Milletimle gurur duyuyorum

Başkan Oral’dan 15 Temmuz mesajı...

Kıymetli Tortumlular

Tortum’da yoğun yağış sonrasında sel yaşandı

Oldu mu bu şimdi?

AK Parti Erzurum teşkilatının gövde gösterisi

Mahmut Başkan çocukluğuna koştu

Erzurum’da yaşanan selin bilançosu belirlendi

Erzurum Valisi Çiftçi’den Meteorolojiye gündem ziyareti

Erzurum Valisi Çiftçi’den Spor yoğunluğunda inceleme

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 38 33 2 3 66 102
2.Fenerbahçe 38 31 1 6 68 99
3.Trabzonspor 38 21 13 4 19 67
4.İstanbul Başakşehir 38 18 13 7 14 61
5.Kasımpaşa 38 16 14 8 -3 56
6.Beşiktaş 38 16 14 8 5 56
7.Sivasspor 38 14 12 12 -7 54
8.Alanyaspor 38 12 10 16 3 52
9.Rizespor 38 14 16 8 -10 50
10.Antalyaspor 38 12 13 13 -5 49
11.Gazişehir Gaziantep 38 12 18 8 -7 44
12.Adana Demirspor 38 10 14 14 -7 44
13.Samsunspor 38 11 17 10 -10 43
14.Kayserispor 38 11 15 12 -13 42
15.Hatayspor 38 9 15 14 -7 41
16.Konyaspor 38 9 15 14 -13 41
17.Ankaragücü 38 8 14 16 -6 40
18.Fatih Karagümrük 38 10 18 10 -3 40
19.Pendikspor 38 9 19 10 -31 37
20.İstanbulspor 38 4 27 7 -53 16

YAZARLAR