16651,45%-0,07
43,48% 0,19
51,57% -0,90
6786,60% -9,85
11923,69% -6,97
Taşın altından bahane serisi çıkmaya başladı…
Milano’ya Sekiz Sporcu, Büyük Sorularla Gidiyoruz…
6–22 Şubat 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano ve Cortina kentlerinde düzenlenecek 25. Kış Olimpiyat Oyunları’na Türkiye, toplam 8 sporcu ile katılıyor. Oyunlara sadece 5 gün kala Team Türkiye kafilesi de netleşmiş durumda. Listeye bakınca hem umut veren isimler görüyoruz hem de yıllardır cevabı verilmeyen sorularla yeniden yüzleşiyoruz.

Alp disiplini kadınlarda Ada Hasırcı, erkeklerde Thomas Kaan Önol Lang; kayakla atlamada Fatih Arda İpcioğlu ve Muhammed Ali Bedir; kayaklı koşuda İrem Dursun ile Abdullah Yılmaz; kısa kulvar sürat pateninde ise Denis Örs ve Furkan Akar ülkemizi temsil edecek.
tüm1haber.com / globalbakis.com medya/özel-yorum-haber
Özellikle kısa kulvar sürat pateni, bu kafilenin parlayan yıldızı konumunda. Furkan Akar, Beijing 2022’de elde ettiği olimpiyat altıncılığıyla Türkiye’nin kış olimpiyatları tarihindeki en iyi derecelerinden birine imza atmıştı. Milano Cortina 2026, onun ikinci olimpiyat deneyimi olacak. Aynı branşta yarışacak Denis Örs ise Türkiye’nin bu dalda ilk kez birden fazla sporcu ile temsil edilmesini sağlayarak önemli bir eşik aşılmasına katkı sunuyor.

Elbette ki bu kardeşlerimize olan inancımızla birlikte yarışmalarda yüreklerimizle yanlarında olduğumuzu ifade etmekte sakınca yoktur. Dualarımızın onlarla birlikte olduğu da unutulmamalıdır;
Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var ki, en çok ta bizi; o yüzü ilgilendirmektedir…
Rakamları yan yana koyduğumuzda tablo netleşiyor:
• Türkiye Kayak Federasyonu: 6 sporcu
• Türkiye Buz Pateni Federasyonu: 2 sporcu
• Türkiye Curling Federasyonu: ?
• Türkiye Buz Hokeyi Federasyonu: ?
Asıl soru işareti burada başlıyor. Kısa kulvar sürat pateni ile curling branşları 2009 yılında çalışmalarına başladı. Sürat pateni, 2022’de olimpiyatlara bir sporcu gönderdi; 2026’da bu sayı ikiye çıktı. Yani istikrarlı, ölçülebilir bir gelişim var.

Peki curling?
Curling ne yaptı bu süreçte?
Yıllardır aynı cümle: “Biz henüz çok yeni bir federasyonuz.”
Üstelik bu söylem; hem de kendi aralarında 10. yılda kutlamaları yapılırken dile getiriliyor. İnsan sormadan edemiyor: Eğer hâlâ “yeniysek”, bu onuncu yıl diye neyin kutlamasını yapıyorsun?
Olimpiyatlar sadece sporcuların değil, federasyonların da karnesidir.
Bazıları bu karnede sınıfı geçerken, bazıları hâlâ mazeret üretmekle meşgul. Milano Cortina’ya sekiz sporcu gönderiyoruz; ama asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, sporda uzun vadeli planlama, hesap verebilirlik ve samimi bir özeleştiri.
Ne yazık ki bizde de bunlar yok!
O yüzdendir ki biz bu taşı kaldırdıkça altından çok daha başka şeyler çıkmakta, çok daha başka sıkıntılarla karşılaşılmaktadır.
Nasıl olsa vatandaşın büyük bir bölümü ve bürokrasinin de geneli, saklanan gerçek durumu henüz bilmiyor… Bu yüzdendir ki kurşun kalemler yanı sıra çığırtkanlarla ortalığı rengarenk yapıp gül deste göstermek çok ama çok kolay…
Yoksa biz daha çok “kutlama” yapar, ama olimpiyatlara bakarak hep aynı soruyu sorarız:
Nerede yanlış yaptık?
Diye…