16651,45%-0,07
43,48% 0,19
51,57% -0,90
6786,60% -9,85
11923,69% -6,97
HÜDA PAR Gençlik Politikaları Başkanlığınca düzenlenen panelde konuşan Psikolog Nurullah Avşar, madde bağımlılığının çoğu zaman özenti ve merakla başladığını söyledi. Panelde bağımlılığın ilk aşamasına dikkat çeken Avşar, “Bir kereden bir şey olmaz” düşüncesinin sürecin başlangıç noktası olduğunu ifade etti.
Madde bağımlılığının nedenlerini ele alan Avşar, sorunun sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle çocuklar ve ergenler üzerindeki risklere değinen Avşar, rol model etkisinin bağımlılık sürecinde belirleyici olduğunu belirtti.
Ergenlik döneminde özgüven eksikliği ve kabul görme isteğinin madde kullanımını artıran unsurlar arasında yer aldığını dile getirdi. Aile içi huzursuzluk, şiddet ve ekonomik sorunların bağımlılığı tetiklediğini söyleyen Avşar, denetimsizliğin maddeye ulaşımı kolaylaştırdığını kaydetti.
Mahalle, çevre ve sosyal medya etkisine dikkat çeken Avşar, özendirici içeriklerin madde kullanımını normalleştirdiğini ifade etti. Madde bağımlılığının eğitim, sosyal hayat ve ekonomik düzeni bozduğunu belirten Avşar, sürecin kişiyi suça sürükleyebildiğini aktardı.
Bağımlılıkla mücadelede en güçlü koruyucu unsurların aile, eğitim ve sosyal destek olduğunu vurgulayan Avşar, sevgi ve iletişimin önemine işaret etti. Konuşmasının sonunda maneviyatın belirleyici rolüne dikkat çeken Avşar, bağımlı bireylerin yargılanmadan desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
"Madde kullanımı özenti ile başlar"
Psikolog Nurullah Avşar, “Madde kullanımı özenti ile başlar. İlk adımı merak etme ve deneme davranışıdır. Kişi ilk denemesinde merakının korkuyu yenmesiyle ‘Bir kereden bir şey olmaz’ düşüncesine kapılır. Bu düşünceyle başlanan her maddenin devamı gelir.” ifadelerini kullandı.
Madde bağımlılığının nedenlerini sosyolojik ve psikolojik başlıklar altında değerlendiren Avşar, “Madde bağımlılığının sebepleri sosyolojik ve psikolojik olarak ikiye ayrılır. Zararlı maddelere karşı kontrol kaybı yaşanır ve bu durum kişinin sağlığını ve hayatını olumsuz etkiler.” dedi.
Özellikle çocuklar ve ergenler üzerindeki risk faktörlerine değinen Avşar, rol model etkisinin önemine vurgu yaparak, “Merak duygusu yüksek bireylerde kimlik arayışı ve rol model edinme eğilimi fazladır. Çocuk kimi rol model alıyorsa ona evrilir. Ergen bireylerde özgüven eksikliği oldukça yaygındır.” şeklinde konuştu.
"Aile içi şiddet ve huzursuzluk madde kullanımına yönelten etkenlerdendir"
Stres, kabul görme isteği ve aile içi sorunların bağımlılığı tetiklediğini belirten Avşar, “Aile içi şiddet ve huzursuzluk, özgüven eksikliği, yalnızlık ve hayattan zevk alamama madde kullanımına yönelten etkenlerdendir. En önemli etkenlerden biri ise ekonomik sorunlardır.” dedi.
Aile denetiminin eksikliğinin maddeye erişimi kolaylaştırdığını dile getiren Avşar, “Ailenin bireyi denetlememesi, maddeye ulaşma noktasındaki en büyük etkendir. Boşanma ve tartışmanın yoğun olduğu evlerde madde kullanımı daha fazladır. Mahalle ve çevre etkisiyle maddelere kolay erişim sağlanabilir.” ifadelerini kullandı.
"Özendirici içerikler durumu tetikleyebilir"
Sosyal medyanın da önemli bir risk unsuru olduğuna dikkat çeken Avşar, “Sosyal medyada yer alan özendirici içerikler durumu tetikleyebilir. Uyuşturucu imparatorluğu kuran dizilerin dünya genelinde izlenme rekorları kırması, bu maddelerin normalleşmesine ve özendirilmesine yol açmaktadır.” diye konuştu.
Madde bağımlılığının birey ve toplum üzerindeki etkilerine değinen Avşar, “Madde bağımlılığı okul hayatını, sosyal ilişkileri ve ekonomik durumu olumsuz etkiler. Bununla birlikte kişiyi suça sürükler. Bağımlı bireyin ailesi yıkıma uğrar ve kişi toplumda istenmeyen biri olarak görülmeye başlanır.” dedi.
"Sevgi, ilgi ve iletişim çok önemlidir"
Koruyucu faktörlerin başında aile ve eğitimin geldiğini vurgulayan Avşar, “Koruyucu faktörlerimiz aile ve eğitim desteğidir. Sevgi, ilgi ve iletişim çok önemlidir. Ailenin sevgi göstermesi, çocuğun topluma kazandırılması demektir.” ifadelerini kullandı.
"Manevi eksiklik nedeniyle madde kullanımına başvurulmaktadır"
Boş zamanların doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çeken Avşar, “Boşlukların kapatılması sadece maddi anlamda çalışmak değildir. Manevi yönün artırılması, spor yapılması ve sosyal faaliyetlere katılım sağlanmalıdır. Manevi eksiklik nedeniyle madde kullanımına başvurulmaktadır.” dedi.
Okullardaki rehberlik hizmetlerinin tek başına yeterli olmadığını belirten Avşar, “Okullar çoğu zaman rehberlik hizmetleriyle sınırlı kalmaktadır. Bu noktada ailenin rolü çok önemlidir. Boş zamanların olumlu değerlendirilmesi ve sosyal desteklerin sağlanması gerekmektedir.” şeklinde konuştu.
"Maneviyat kaybedildiğinde, insan her şeyini kaybeder"
Bağımlı bireylere yaklaşımın da hayati önem taşıdığını ifade eden Avşar, “Madde bağımlısına baskı kurulmamalı, yargılanmamalı ve benimsenmelidir. En önemli şey maneviyattır. Maneviyat kaybedildiğinde, insan her şeyini kaybeder.” dedi. (İLKHA)