16651,45%-0,07
43,48% 0,19
51,57% -0,90
6786,60% -9,85
11923,69% -6,97
Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen "Madde Bağımlılığı" programına HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Adana İl Başkanı Fethullah Beyazçiçek ve İl Müftüsü Mehmet Taşçı ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Program sunuculuğunu üstlene Hüseyin Ayaydın, panelin içeriğine ilişkin kısa bir bilgilendirme yaptı. Panelin amacı ve ele alınacak başlıklar hakkında katılımcılara genel çerçeve sunuldu.
Program, Faruk Güzel'in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle açıldı, sinevizyon gösterimi ile devam etti.
Ardından HÜDA PAR Adana İl Başkanı Fethullah Beyazçiçek ve İl Müftüsü Mehmet Taşçı selamlama konuşmalarını gerçekleştirdi.
"Bir geleceği birlikte kurtarmak için toplandık"
HÜDA PAR Adana İl Başkanı Fethullah Beyazçiçek konuşmasında programın amacına dikkat çekerek, “Bugün burada bir salonu doldurmak için değil; bir yarayı birlikte sarmak, bir yangına birlikte su taşımak ve bir geleceği birlikte kurtarmak için toplandık.” ifadelerini kullandı.
Beyazçiçek, “Madde bağımlılığı sadece bir bireyin ya da bir ailenin imtihanı değildir; bir mahallenin, bir şehrin, bir ülkenin ve hatta bir medeniyetin meselesidir.” diye konuştu.
Gençlerin yaşadığı sorunlara değinen Beyazçiçek, “Gençliğimizin gözlerinin içine baktığımızda yalnızca umut değil; derin bir boşluk ve sessiz bir çığlık görüyoruz. Bu çığlık ‘Beni görün, beni anlayın, beni yalnız bırakmayın’ diyor.” sözleriyle toplumsal duyarlılık çağrısı yaptı.
Gençliğin ülkenin en büyük hazinesi olduğunu belirten Beyazçiçek, “Bir hazineyi korumak sadece beklemekle olmaz; onu sarmak, sahiplenmek ve emek vermek gerekir. Bugün burada bulunmamızın sebebi suçlu aramak değil, çözüm üretmektir.” dedi.
"Mücadelemiz sadece maddelerle değil; umutsuzlukla, ilgisizlikle ve sahipsizlikle olmalıdır"
Bağımlılığın çoğu zaman bir tercih değil, bir sonuç olduğunu dile getiren Beyazçiçek, “Bağımlılık bir maddeden önce yalnızlıktır, bir bataktan önce umutsuzluktur. Bu yüzden mücadelemiz sadece maddelerle değil; umutsuzlukla, ilgisizlikle ve sahipsizlikle olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Toplumsal sorumluluğa işaret eden Beyazçiçek, “Bu meselede devletin, yerel yönetimlerin, sivil toplumun, okulların, camilerin ve ailelerin sorumluluğu vardır. Sadece ceza merkezli politikalarla bu sorunu çözemeyiz.” diye konuştu.
"Güçlü bir değerler eğitimi vermeliyiz"
Gençlere yönelik sosyal imkânların artırılması gerektiğini vurgulayan Beyazçiçek, “Gençlerimize spor alanları, kültür merkezleri ve meslek imkânları sunmalı, en önemlisi de güçlü bir değerler eğitimi vermeliyiz.” dedi.
Konuşmasının sonunda kararlılık mesajı veren Beyazçiçek, “Bu topraklarda hiçbir gencimizi kaybetmeye razı değiliz. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, bir mum onu deler. Biz o mum olmaya talibiz.” ifadeleriyle selamlama konuşmasını tamamladı.
"Kaybettiğimiz imtihanların başında gençlerimiz geliyor"
Adana İl Müftüsü Mehmet Taşçı ise can ve malın insan için hem emanet hem de imtihan olduğunu vurgulayarak, “Gençlerimiz ve yavrularımız bembeyaz birer imtihan sayfasıdır. Maalesef bugün kaybettiğimiz imtihanların başında gençlerimiz geliyor.” dedi.
Bütün dinlerin temel hedeflerinden birinin insanı korumak olduğuna işaret eden Taşçı, İslam’ın malı, aklı, nefsi ve nesli muhafaza etmeyi amaçladığını ifade etti. Gençlerin alkol, sigara, uyuşturucu ve özellikle sosyal medya bağımlılığına sürüklendiğini belirten Taşçı, bu durumun toplumun uykularını kaçırması gereken ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
"Bugün çocuklarımız büyüyor, onlara namazı hatırlatan yok"
Peygamber Efendimizin, “Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha değerli bir miras bırakamaz” hadisini hatırlatan Taşçı, çocukların küçük yaşta dini eğitimle tanıştırılması gerektiğini vurguladı. Taşçı, “Peygamberimiz, çocuklar 7 yaşına geldiğinde namazı emretmemizi buyuruyor. Tavsiye değil, emir diyor. Ancak bugün çocuklarımız büyüyor, onlara namazı hatırlatan yok.” diye konuştu.
Gündemde namazın ve manevi eğitimin yer almadığını ifade eden Taşçı, Adana’nın bağımlılık sorunlarıyla anılma tehlikesi yaşadığını belirterek, “Bu şehirde başta anne ve babalar olmak üzere herkese görev düşüyor. Aileler vazifelerini ihmal ederse bunun hesabı ahirette sorulur.” dedi.
“Aksi halde bu gidişin sonu felakettir”
Bağımlılıkla mücadelenin istatistiklerle değil, insana dokunarak yapılabileceğini kaydeden Taşçı, Seyhan ve Yüreğir gibi dezavantajlı bölgelerde görevli personelin bağımlı gençlerle birebir ilgilendiğini ve onlarla vakit geçirdiğini aktardı.
Gençlerin elinde Kur’an olması gerektiğini vurgulayan Taşçı, çalışmaların Allah rızası için ve samimiyetle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Aksi halde bu gidişin sonu felakettir” uyarısında bulundu. Taşçı, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Programın devamında panele geçildi. (İLKHA)
