16696,88%1,56
43,48% 0,04
51,39% 0,21
6889,81% 5,96
11786,68% 3,61

Doğaden Kulübü bünyesindeki lisanslı dağcılar, Denizli’nin simge noktalarından biri olan yaklaşık 1840 metre rakımlı Çökelez Dağı rotasında bir araya geldi. Bölgenin hem doğal yapısı hem de kültürel geçmişiyle dikkat çeken bu önemli dağda gerçekleştirilen yürüyüş, yalnızca fiziksel bir tırmanış değil; duygu, paylaşım ve anlam yüklü bir yolculuğa dönüştü.

Sabahın serinliğinde başlayan yürüyüşte patikalar çamurluydu, eğim zaman zaman zorlayıcıydı. Ancak ekip ruhu, doğanın dinginliği ve birlikte atılan adımlar yorgunluğu geri planda bıraktı. Zirveye doğru ilerlerken söylenen türküler, yürüyüşün ritmini değiştirdi. Doğanın ortasında yükselen insan sesi, katılımcıları aynı duyguda buluşturdu.
Çökelez Dağı yalnızca doğal güzelliğiyle değil, bölgenin geçmişindeki yeriyle de dikkat çeken bir yükselti. Yüzyıllardır çevresindeki yaşamı izleyen, yaylacılığa ve dağ kültürüne tanıklık eden bu dağ, bugün de insanları bir araya getirmeye devam ediyor. Yöre halkı arasında, Alperenlerden Ellez’e ait olduğu söylenen bir mezarın bu bölgede bulunduğuna dair anlatılar da dağın kültürel hafızasındaki yerini güçlendiriyor. Belki de bu yüzden burada atılan her adım biraz geçmişe, biraz bugüne dokunuyor.
Doğada yürürken insan sadece mesafe kat etmez; düşünceler de yol alır. Ağaçların arasından süzülen ışık, nefesin hızlanması, kalbin ritmi… Hepsi insanı sadeleştirir. Şehirde büyüyen sesler azalır, iç ses daha net duyulur.
Kaplanlar Göleti çevresinden geçilirken manzara kısa bir duraksama yarattı. Suyun dinginliği ile yürüyüşün temposu arasında kurulan denge, günün unutulmaz anlarından biri oldu. Ardından yeniden adımlar ve son yükseliş…
Zirveye ulaşıldığında rüzgâr daha sertti. Yükseklik insanın yüzüne çarpar ama aynı zamanda içini de açar. Her tırmanışta çantamda taşıdığım bayrağı o noktada açmak, benim için bir alışkanlık değil; bir hissin ve bağlılığın ifadesi. Rüzgârda dalgalanan bayrak, o anı sadece görsel değil, duygusal olarak da hafızaya kazıdı.
İniş yolunda adımlar daha sakindi. Zirve geride kalmıştı ama içimizde yükselen duygu hâlâ tazeydi. Yorgunluk vardı belki ama onun önüne geçen bir his daha vardı: başarmanın verdiği o sessiz gurur. Birlikte çıkılmış bir yolun, birlikte aşılmış bir yokuşun, birlikte söylenmiş türkülerle paylaşılan bir günün mutluluğu…
Doğa insana hep aynı dersi veriyor: Yükselmek emek ister, ama asıl kazanç zirvede değil, o yolda yaşananlardadır. Çökelez’den inerken yüzlerdeki tebessüm, bunun en açık göstergesiydi.
Çünkü o gün yükselen sadece adımlar değildi. İnsan, her zirvede biraz daha kendine ulaşıyor.
Yazar: Eylem Güler
Doğaden Sporcusu | Orman Yangın Gönüllü Timi
