16696,88%1,56
43,48% 0,04
51,39% 0,21
6889,81% 5,96
11786,68% 3,61

Ozellikle sonbaharda Batı Karadeniz gezisi ülkemizin en ilgi çekici destinasyonu haline geliyor. Sonbaharda doganin binbir rengini gormek mumkun oluyor. Guzergah Amasradan da geçiyor. Bu yazımda Amasra'dan bahsetmek istiyorum.

Batı Karadeniz’in incisi Amasra, tarih boyunca güzelliğiyle insanları kendine hayran bırakmış eşsiz bir sahil kentidir. Fatih Sultan Mehmet’in “Lala, lala! Çeşm-i cihan bu mu ola?” sözleriyle fethettiği Amasra, bu unvanı günümüzde de haklı bir şekilde taşımaktadır.

Bartın iline bağlı olan Amasra; doğal limanları, yeşil doğası ve masmavi deniziyle dikkat çeker. İlçe, Fenikelilerden Romalılara, Bizanslılardan Osmanlılara kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu zengin geçmişin en önemli simgelerinden biri Amasra Kalesidir.

Amasra Kalesi, Sormagir ve Zindan kaleleri olarak bilinen iki bölümden oluşur ve Bizans döneminde inşa edilmiştir. Kale, Cenevizliler ve Osmanlılar tarafından onarılarak kullanılmıştır. Denizle iç içe konumu sayesinde hem savunma amacı taşımış hem de şehre görkemli bir görünüm kazandırmıştır. Günümüzde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan kale, Amasra’nın tarihi kimliğinin en önemli parçalarından biridir.

Amasra; Kemere Köprüsü, Bedesten ve Çekiciler Çarşısı gibi tarihi yapılarıyla da dikkat çeker. Büyük Liman ve Küçük Liman plajları ise yaz aylarında ziyaretçilerin uğrak noktasıdır. Ayrıca Amasra Salatası ve taze balık çeşitleri, ilçenin mutfak kültüründe önemli bir yere sahiptir.
Tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleriyle Amasra, geçmişle bugünü bir araya getiren özel bir kenttir. Bu yönüyle Amasra, Fatih Sultan Mehmet’in ifadesiyle gerçekten de “Çeşm-i Cihan”, yani dünyanın gözbebeğidir
