16407,98%-1,86
43,61% 0,18
51,44% 0,17
6814,41% 1,24
11644,36% 0,00
Vicdanın Sessize Alındığı Ülke
Vicdan bir zamanlar konuşurdu.
İnsanın içini sıkıştırır, uykusunu kaçırır, yanlış yaptığında yüzünü kızartırdı.
Şimdi konuşmuyor.
Ya susturuldu ya da bilerek kapatıldı.

Bu ülkenin kısa tarihinde vicdan, hep taşınması zor bir yük oldu.
Taşıyan yoruldu, atan rahatladı.
Dürüst olan “enayi”, susan “akıllı”, görmeyen “uyanık” ilan edildi.
Eskiden “ayıp” diye bir kelime vardı.
Şimdi lügat dışı.
Yerine “bana ne”, “herkes yapıyor”, “ben mi düzelteceğim” gibi cümleler geldi.
Yanlış Cesaret Buldu, Doğru Fısıldadı
Vicdan bireysel bir mesele gibi anlatıldı.
Oysa o toplumsal bir alarmdı.
Çaldı.
Kimse kalkmadı.
Bir yanlış karşısında susanlar çoğaldıkça,
yanlış cesaret kazandı.
Hırsız bağırarak konuşmaya başladı,
dürüst ise sesini kısmak zorunda kaldı.
Kalabalıklar vicdanı eritiyor.
Herkesin olduğu yerde kimse sorumluluk almıyor.
“Ben yapmadım” diyen milyonlar,
olan biteni birlikte izliyor.
Artık vicdanlı olmak bir erdem değil,
bir risk sayılıyor.
Doğruyu söyleyen bedel ödüyor,
yanlışta ısrar eden ödüllendiriliyor.
Ve biz buna düzen diyoruz.
Bu ülkenin kısa tarihinde vicdan hâlâ var.
Ama rafta.
Tozlu.
Çünkü çıkarla çakışıyor.
Bir gün yine lazım olacak.
Ama o gün geldiğinde,
acaba hatırlayacak mıyız nasıl çalıştığını?
