Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan bir konuşma, güvenlik güçlerine yönelik ciddi bir iddiayı gündeme taşıdı. CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Genel Kurul'da yaptığı açıklamada, Gaziantep'ten Şırnak'a altın taşıyan bir kuyumcu aracının Mardin'in bir ilçesinde "polis çevirmesi" görüntüsü altında durdurulduğunu ve gasp edildiğini iddia etti.
Alp'in iddiasına göre, aracı durduran kişilerin polis kıyafeti giydiği ancak yürütülen soruşturma kapsamında bu kişilerin polis değil, jandarma personeli olduğunun ortaya çıktığı öne sürüldü. İddia kısa sürede siyasi ve kamuoyu gündeminde geniş yankı buldu.
"Polis Değil, Jandarma Personeli Çıktı" İddiası
CHP'li Alp, TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada olayın detaylarını şu sözlerle aktardı:
"Gaziantep'ten Şırnak çevresine altın taşıyan kuyumcu aracı, Mardin'in ilçesinde maalesef polis çevirmesinde gasp edilmiştir. Soruşturmada anlaşılmış ki polis kıyafetiyle gasp yapanlar aslında polis değil. Birisi Diyarbakır İl Jandarma emrinde, üçü de Şırnak İl Jandarma emrindeki askeri personel çıkmıştır."
Bu açıklama, güvenlik güçlerinin kimlik ve yetki kullanımı konusunda ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. İddiaların doğruluğu henüz resmi makamlar tarafından teyit edilmedi.
Olayın gerçekleştiği belirtilen bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığı, ilgili kurumlar arasında bilgi alışverişinin sürdüğü öğrenildi. Ancak konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ya da ilgili valiliklerden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.
Soruşturma Çağrısı ve Kamuoyu Tepkisi
Alp, konuşmasında iddiaların ciddiyetine dikkat çekerek yetkililere açık çağrıda bulundu. Güvenlik güçlerinin adının karıştığı böyle bir olayın "mutlaka şeffaf ve kapsamlı biçimde soruşturulması gerektiğini" vurguladı.
İddiaların kamuoyunda yarattığı tartışmalar şu başlıklar etrafında yoğunlaştı:
Güvenlik güçlerinin yetki ve kimlik kullanımı
Üniforma ve resmi kimlik suistimali ihtimali
Sevkiyat güvenliği ve denetim mekanizmaları
Olası adli ve idari soruşturma süreci
Hukukçular, bu tür iddiaların doğrulanması halinde hem adli hem de disiplin yönünden ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Öte yandan, resmi açıklama gelmeden iddiaların kesinlik kazanmadığının altı çiziliyor.
Olayın siyasi boyutu da tartışma konusu oldu. Muhalefet kanadı şeffaf soruşturma çağrısını yinelerken, iktidar cephesinden henüz konuya ilişkin resmi bir değerlendirme yapılmadı.
Kamuoyu şimdi ilgili kurumlardan gelecek açıklamaya odaklanmış durumda. İddiaların doğruluğu, başlatılacak soruşturmanın kapsamı ve olası yargı süreci önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.