Tarih: 06.02.2026 12:40

KUMLUCA’DA DOĞA DEĞİL, İHMAL ZAFER İLAN ETTİ!

Facebook Twitter Linked-in

KUMLUCA'DA DOĞA DEĞİL, İHMAL ZAFER İLAN ETTİ!

KUMLUCA'DA SEL YİNE "HAZIR DAVETİYE"YLE GELDİ

Antalya'nın tarım üssü Kumluca, ocak ayı sonundan bu yana peş peşe yaşanan şiddetli yağış ve hortumlarla sarsılıyor. 22 Ocak'ta başlayan ve birkaç gün süren selin yaraları sarılmadan, 6 Şubat sabahı daha şiddetli bir felaket bölgeyi vurdu. Hortumların da görüldüğü bu yeni afette, Hacıveliler, Kum, Göksu, Kavakköy, Sarıcasu, Beykonak ve Mavikent mahalleleri, toprağın suya doymuş olması nedeniyle çok daha ağır hasar gördü. Ancak bölge halkı ve uzmanlar, yaşananları sadece "doğal afet" olarak nitelendirmenin büyük hata olduğunu vurguluyor: Asıl felaket, yıllardır süren yanlış uygulamalarla insan eliyle hazırlandı.

BETON, SUYA DEĞİL UMUTLARA SET ÇEKİYOR

Felaket, Kumluca'da on binlerce dönüm serayı su altında bırakırken, en büyük yıkımı "gariban ortakçılar" yaşadı. Büyük sera sahipleri kayıplarını telafi etme şansı bulurken, gece gündüz toprakla uğraşan küçük üreticiler ve ortakçılar, tüm birikimlerini ve gelecek umutlarını bir anda kaybetti. Bölge sakinleri, "Allah'tan geldi" tesellisiyle yetinmeyip sorumlulara sesleniyor: "Bu bir kul hakkı meselesidir!"

Uzmanlar, derelerin "ıslah" adı altında beton duvarlarla daraltılması ve doğal yataklarının işgal edilmesinin, suyun önünü kesen en büyük etken olduğunu belirtiyor. Dere yataklarına sıfır inşa edilen seralar, ortakçı evleri ve atılan tarımsal atıklar, suyun doğal akışını engelleyerek seli katbekat büyütüyor. Estetik görünen beton setler, suyun hızını ve gücünü yönetmekte tamamen yetersiz kalıyor.

ÇÖP TOPLAYAN POLİS, SORUMLULARA SESSİZ SİNEMA

Yaşanan çaresizliğin sembolik bir anı, ilçenin Gödene Caddesi'nde yaşandı. Bir trafik polisi, sel sularının taşmasını engellemek için elinde poşetle mazgallardaki çöpleri toplarken görüntülendi. Bu görüntü, altyapıdaki eksiklik ve bakımsızlığı tüm çıplaklığıyla ortaya koyarken, asıl sorumlulara da sessiz ama güçlü bir sorgulama yöneltiyor.

ÇÖZÜM BELLİ: DOĞAYLA SAVAŞ DEĞİL, UYUM

Yıllardır "kim izin verdi, kim imzalamadı" tartışmalarının döndüğü Kumluca'da, felaketin tekrarlanmaması için atılması gereken adımlar artık netleşmiş durumda:

· İşgale Son: Dere yataklarını ve su kanallarını işgal eden her türlü yapı, sera ve ağaç derhal kaldırılmalı, dere kenarlarındaki mülkiyet ıslahı acilen tamamlanmalı.

· Doğaya Dönüş: Betonlaşmış dar dereler, mümkün olduğunca eski doğal geniş yataklarına kavuşturulmalı, suyun rahatça akabileceği ekolojik çözümler benimsenmeli.

· Radyal Kararlar: Birkaç kişinin arazi kazanma hırsı, binlerce ailenin geçiminden ve can güvenliğinden üstün tutulmamalı. Ruhsat ve denetim mekanizmaları sıkılaştırılmalı.

Hortum gibi öngörülmesi zor afetlere karşı önlem almak sınırlı olabilir; ancak sel ve su baskınları, doğanın dinamiklerine saygı duyularak ve akılcı planlamayla büyük ölçüde önlenebilir. Kumluca'nın bir kez daha aynı acıyı yaşamaması için artık mazeret dinleme değil, harekete geçme zamanı.

Mehmet ALPTEKİN / KUMLUCA 


 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —