"Her İstediğini Alan Çocuk Sorumluluğu Öğrenemiyor: Sosyolog Ramal Eliyev Globalbakış.com'da Değerlendirdi"
Türkiye/Azerbaycan - 3 Şubat, Globalbakis.com
Çocuk yetiştirmek, sadece onların temel ihtiyaçlarını karşılamakla sınırlı bir mesele değildir, aynı zamanda onları hayatın zorluklarına hazırlamak, sorumluluk bilinci ve değer duygusu kazandırmak anlamına gelir. Günümüzün hızlı tempolu ve teknoloji ile dolu dünyasında, çocuklara sunulan imkanlar her zamankinden fazla. Peki, fazla rahatlık çocukları gerçekten mutlu ve güçlü bireyler haline getiriyor mu? Sosyolog Ramal Eliyev, Globalbakış.com'da uluslararası gazeteci Ülker Piriyeva için bu konuyu değerlendirdi.
- İnsanlar gerçekten her şeyin fazlasına hazır mı?
İnsan genel olarak öyle bir varlıktır ki, her şeyin fazlası ve aşırılığı çoğu zaman faydadan çok zarar getirir. Bu ilke yalnızca maddi imkânlar için değil, aynı zamanda terbiye anlayışı ve yaşam tarzı için de geçerlidir. Özellikle çocuk eğitiminde aşırı yaklaşımlar, ilerleyen dönemlerde sorumluluk duygusunun oluşumunu olumsuz etkileyebilir.
- Maddi imkânlar çocukların karakterini şekillendirirken ne kadar etkili oluyor?
Birçok ebeveyn çocukları için en iyi şartları oluşturmak ister. Azerbaycanlı ebeveynler bu konuda daha hassas davranır; daha çok çalışıp daha fazla kazanarak çocuklarının tüm ihtiyaçlarını karşılamaya gayret ederler. Bu elbette takdire şayandır. Ancak bazen ebeveynler maddi imkânlara o kadar odaklanır ki, çocuğun manevi terbiyesi, emek alışkanlığı ve sorumluluk bilinci geri planda kalır. Her istediğine anında ulaşan, zorlukla karşılaşmayan çocuk emeğin değerini kavrayamaz ve ileride hayatın gerçek talepleri karşısında çaresiz kalabilir.
- Fazla imkân çocuğun değerler sistemini bozabilir mi?
Aşırı maddi imkânlarla büyüyen çocuklarda tasarruf, paylaşma, sabır ve emek vererek bir şeyler başarma gibi nitelikler zamanla zayıflayabilmektedir. "Her şeyin kararında güzel olduğu" ilkesi esas alınarak ebeveynler çocuklarının temel ihtiyaçlarını karşılamalı, ancak lüks ve israfa yönelmemelidir. Pahalı marka kıyafetlere aşırı harcamalar yapmak, her yıl yeni model telefon almak ya da gereğinden fazla harçlık vermek, çocuğun değerler sistemini olumsuz etkileyebilir.
- Dijital çağda ebeveynler çocuklarını nasıl koruyabilir?
Bilgi ve internet çağında ebeveynlerin sorumluluğu daha da artmıştır. Çocukların bilgisayar oyunlarına ayırdığı zaman, sosyal medyada geçirdiği saatler, arkadaş çevresi ve sokakta geçirdiği vakit belirli bir denetim altında tutulmalıdır. Ancak bu denetim yalnızca yasaklara dayanmamalıdır. Sürekli "yapma", "olmaz" gibi sert sınırlamalarla büyüyen çocuk, özellikle ergenlik döneminde her şeyin "tadına bakma" isteğine kapılabilir ki, bu durum ciddi riskler doğurabilir.
- Çocuklara sorumluluk duygusunu kazandırmanın en doğru yolu nedir?
En doğru yaklaşım dengeli bir terbiyedir. Ebeveyn hem sınır koymalı hem de çocuğa seçim yapmayı ve aldığı kararların sorumluluğunu üstlenmeyi öğretmelidir. Çocuğa emek alışkanlığı kazandırmak, ev işlerine katılımını sağlamak ve bütçenin nasıl oluştuğunu anlatmak, onun gelecekte daha sorumlu ve bağımsız bir birey olarak yetişmesine katkı sağlar.
- Sağlıklı terbiye, çocukları hem manevi hem de maddi açıdan nasıl geliştirir?
Sonuç olarak, her şey ebeveyn denetimi ve ölçü çerçevesinde olduğunda daha etkili olur. Aşırı imkân sunmak çocuğu rahatlığa alıştırabilir ve sorumluluk bilincini zayıflatabilir. Sağlıklı bir terbiye ise çocuğun hem maddi hem de manevi açıdan dengeli gelişimini sağlamalıdır.