Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu ifade ederken, Çin ile ticarette ortaya çıkan dengesizliğe özel vurgu yaptı. Şimşek'e göre Türkiye'nin Çin ile ticaretinde oluşan yaklaşık 47 milyar dolarlık açık, toplam dış ticaret açığının yüzde 50'sinden fazlasını oluşturuyor.
Bakan Şimşek, bu büyüklükte bir açığın Türkiye ölçeğinde bir ekonomi için uzun vadede tek başına yönetilebilir olmadığını belirterek, mevcut tablonun yapısal bir sorun olduğunun altını çizdi. Ticaret ilişkilerinin daha adil ve karşılıklı bir zemine oturtulması gerektiğini ifade etti.
Şimşek, Çinli muhataplarıyla yapılan görüşmelerde tek yönlü bir ticaret ilişkisini kabul etmediklerini açık şekilde dile getirdiklerini söyledi. Bu çerçevede Çin tarafına üç temel öneri sunduklarını aktardı.
Bunlar;
Daha fazla Çinli turistin Türkiye'ye gelmesi,
Küresel ölçekte faaliyet gösteren Çinli bankaların Türkiye'de uzun vadeli altyapı ve sanayi yatırımlarına yönelmesi,
Çinli şirketlerin Türkiye pazarına yalnızca ürün satışıyla değil, doğrudan üretim yatırımlarıyla girmesi.
Şimşek'e göre bu adımlar atılmadan ticarette denge sağlanması mümkün görünmüyor.
Türkiye'nin mal ticaretinde yaşadığı dengesizliğe karşın, hizmet ticaretinde güçlü bir konumda olduğunu hatırlatan Şimşek, Türkiye'nin bu alanda dünyada ilk 20 ülke arasında yer aldığını söyledi. Turizmde dördüncü sırada bulunulduğunu, inşaat sektörü ve dizi ihracatında da küresel ölçekte ciddi bir rekabet gücü olduğunu vurguladı.
Hizmet ticaretinin henüz küresel ölçekte korumacı politikalara konu olmamasının Türkiye açısından önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti.
Son iki buçuk yıldır uygulanan makroekonomik istikrar ve reform programının, Türkiye ekonomisini küresel şoklara karşı daha az kırılgan hale getirdiğini belirten Şimşek, serbest ticaret anlaşmaları, bölgesel entegrasyon adımları, yapay zeka yatırımları ve enerji projelerinin bu dayanıklılığı destekleyen temel unsurlar olduğunu söyledi.
Şimşek, Türkiye'nin küresel ticarette daha dengeli ve sürdürülebilir bir pozisyon elde etmesi için yapısal sorunların açıkça konuşulmaya devam edileceğini de sözlerine ekledi.