Torpille çıkanın omzu dik, emeği olanın başı eğik… Bu mudur düzen?
Bir ülkede hak eden değil, yanaşan yükseliyorsa orada çürüme başlamıştır. Sorun sadece birkaç torpilli insan değildir; sorun, torpilin sistemleşmiş olmasıdır. Yıllarca birilerinin sırtına basarak, birilerine yalakalık yaparak, referans zincirine tutunarak bir yerlere gelenler bugün o koltuklarda oturuyor. Ve en trajik olanı şu: Geldikleri yeri en hızlı unutanlar da yine onlar oluyor.
Dün kapı önlerinde bekleyenler bugün kapı kapatıyor. Dün "abi bir şans" diyenler bugün insanlara yukarıdan bakıyor. Dün ezilenler bugün ezmeye hevesli. Çünkü hak ederek gelmedikleri her makam, içlerinde gizli bir eksiklik bırakıyor. O eksikliği de kibirle kapatmaya çalışıyorlar.
Liyakat olmadan yükselen bir insanın özgüveni gerçek değildir. O özgüven, düşme korkusunun maskesidir. Çünkü bilir ki adil bir yarışta olsa elenecektir. Gerçek bir sınavda olsa geçemeyecektir. Hakiki bir sistemde olsa o koltuğa yaklaşamayacaktır. Bu yüzden serttir, bu yüzden kibirlidir, bu yüzden eleştiriye tahammülsüzdür.
Asıl mesele şu: Bu tiplerden ülkeye fayda çıkar mı?
Emeği tatmamış biri üretmeyi bilmez. Mücadele etmemiş biri değerin ne olduğunu anlayamaz. Hak kavramını içselleştirmemiş biri adalet dağıtamaz. Torpille gelen, torpili meşru görür. Yalakalıkla yükselen, liyakati tehdit sayar. Böyle bir zemin üzerinde kalkınma da olmaz, güven de olmaz, kurumsallık da olmaz.
Toplum olarak en büyük hatamız ise bunu normalleştirmemizdir. "Böyle gelmiş böyle gider" demek, çürümeyi kabullenmektir. "Bana dokunmuyor" demek, yarın dokunacak olanı davet etmektir. Haksız yükseleni alkışlamak, adil olanın önünü kesmektir.
Şimdi soruya gelelim: Hıyardan cacık olur mu?
Olur. Ama önce ortada gerçekten bir hıyar olması gerekir. Çürükten yemek çıkmaz. Karakteri zayıf olandan sağlam bir yönetim çıkmaz. Omurgasızlıktan vizyon doğmaz. Kopyayla, torpille, sırt sıvazlamayla gelen başarı, sadece görüntüdür.
Bu ülkenin ihtiyacı cacık değil; karakterdir. Liyakatli insanlardır. Emeğin değer gördüğü bir düzendir. Hak edenin yükseldiği bir sistemdir. Çünkü adalet olmadan güç büyür ama ülke büyümez.